23 Ekim 2014 Perşembe

28 temmuz - 2 yaşındayız artık



prensesim

minik kızım 2 yaşında...

bu yazıyı agustos başında yazmışım ama yayınlamamışım nedense. 

28 temmuz tarihli olarak kabul edin artık :)






ramazan bayramı olması nedeniyle çiftelerde "melike " teyzesinin yaptığı pasta eşliğinde kutladık kuzumun doğum gününü 

iyi ki doğdun bebeğim. iyi ki bizim kızımız oldun prensesim

küçük, çok bilmiş, inatçı, dünyalar tatlısı fındığım






Evimize neşe getirdin seninle dünyamıza" pembe" geldi 
Allah'a her gün şükür etsem de yetmez sizi bize verdiği için. 








"cici giycem " diyerek hergün 5 kere kıyafet değiştirtiyorsun artık;

"çorba içmicem, kavaltı yicem" diyerek anneni peşinden koşturuyorsun artık;

kim ne yaparsa aynısını yapmaya çalışıyor, özellikle de ağabeyini taklit ediyorsun ve bunda da başarılısın artık;

yaşına uygun olarak sen de güzel kalem tutuyor , güzel çizimler yapıyorsun artık;

hala renkleri birbirine karıştırsan da "sarı sarı " rengini biliyorsun artık 

spagetti bile yiyorsun artık ;

meyve yemekte hala zorlansan da canın istediği meyveyi talep ediyorsun artık
"muz yicem" :)

tuvalet eğitimine henüz tam başlamamış olsak da arada sırada oturağına çişini yapıyorsun artık :)







sen bizim prensesimiz, neşe kaynağımız, huzur kapımız oldun. benim cadı, inatçı, cimcime, rüküş, kokoş, tontik kızım ...

şimdiden dediğin olsun diye tutturuyorsun. kararlılığın çaktırmamaya çalışsam da çok hoşuma gidiyor. inşallah hep öyle devam eder. gerçi bu durum bizi epey zorluyor ama :)

canım yavrum benim tüm dileklerin gönlünce gerçekleşsin inşallah 
kuzucum, Annen , baban , kardeşin ve geniş ailemizin geri kalanları hepimiz seni çok seviyoruz.









25 Haziran 2014 Çarşamba

yeniden çifteler

kış aylarından beri çifteler sezonunun açılmasını bekliyorduk. 
açıldı biz de çiftelere aktık.
çocukluğumda sıkıldığım, off puff edip tatilden bir şey anlamadığım bu yerin bir gün beni en çok dinlendiren yer olacağı hiç aklıma gelmezdi. 
sanırım bu da bir yaşlanma alameti :)





evet çocuklar bayıldı, ananeyle dede de onların varlığına bayıldı, hacıanne üşümekten bayıldı velhasıl hepimiz bayıldık çiftelere :) ...

Ece geçen sene minnacıktı anlayamamıştı ama bu sene tam anlamıyla tadını çıkardı. 
çamurla oynadı, top koşturdu, köpekle oynadı. 
köpek de buldu bal gibi kızı atlayıverdi üzerine . 
"köpek devirdi beni, yedi beni anne , yaladı. buralarımı yaladı anne "
bu korkunç olayı bu kadar ucuz atlattığımız için hala çok şükür ediyorum 
iyi köpekmiş bu bonbon!
Mehmet Eren ise kuzen Cihana kavuştu daha ne olsun :)



Sakaryabaşına süper bir havuz yapmışlar. yepyeni ve tertemiz. özenle bakıyorlar. çocuklar çok sevdi. Mehmet Eren de dayanamadı atlayıverdi çocuk havuzuna:)
su biraz soğuk olduğu için çok tutmadık ama çok eğlendi.


Eceye izin çıkmadı tabii. pambık kızım seyretti sadece . ama olsundu. annesi onu tatilde bol bol denize sokardı :) "anne ben havuza girmiycem çok soğuk su "
evet kızım sen girme havuza emi. 
"hayır ben de havuza giricem "
:)

çiftelere gidip de bu klasiği yapmamak elde değil :)


 bu da başka bir klasik tabii. Teyzanneye gidilir de çibörek yemeden dönülür mü hiç.  


Ece de öğrendi hamur açmasını. Hatta dedesine bile öğretti. "bak böle yapıcaksın Dedecim. "



Ayfer Teyze mirasını bizim Merene devretmiş olacak ki farkında olmadan Yaverörende puzzle yapma geleneğini o sürdürdü Dedesiyle :)

deh atım deeh. 
kızım o eşek 
deh eşek deh


çok seviyoruz Eskişehiri. Çocuklarımız da seviyor ne iyi ki. 





ananesinin güneş gözlüğünü ele geçiren oğlum
"bu gözlük bana tam oldu anane. benim olsun mu" :)


çılgın ananenin pembe panteri :)

 


kurt adam ve kırmızı başlıklı kız:)






Ece nin iki tane bebeği var Çiftelerde ananesi verdi. birisinin adı kiraz diğeri çilek
bu isimleri kendisi koydu. bu fotograftaki bebek çilek olan
hiç bırakmadı elinden Bursaya dönene kadar :)

çiftelerde geçirdiğimiz son 1 haftada Ece çok değişti. 
Konuşması daha da farklılaştı. 
Büyüyor bebişim. Çok hızlı hem de. 
ben daha Mehmet Erene bebeğim derken onun böyle bilmiş konuşmaları
çok şaşırtıyor beni. 
"anne sana ne söylücem biliyo musun" (heyecanla cümleye başlarken)
"babacım sözümü dinlemiyosun ama , yat" (babasını bebeği gibi dizine yatırıp)
"bi daha köpeğin yanına gitmiycem anne sözünü dinliycem senin " (köpekten çok korkunca)
artık tuvaletini de söyleyecek belki ama bizim üstüne düşmemiz lazım sanırım 
"anne pırt yapıyorum bekle" diyen bir bebek için zamanıdır herhalde :))








24 Haziran 2014 Salı

kreş bittiii


koca bir yıl geçti ve oğluşumun kreşten mezun olma ya da başka deyişle müsamere günü geldi :)



o gün o kadar heyecanlıydı ki 
sevimliydi çok. 
babasıyla onu okula bıraktıgımızda sadece mutluydu onu fark ettim 
gösteri kısacık ama çok keyifliydi
Merencim hiiç şaşırmadı
aksine arkadaşları ona bakıp kendilerini düzelttiler bazen
biz izleyiciler duygulandık, gözlerimiz doldu. sevindik arada hüzünlendik. 
hepsini bir arada yaşattınız sizi gidi minik canavarlar:)




annesinin minik oğlu büyümüştü ve karne almıştı.
nasıl duygulanmayalım hani :'(



ama o gün Mehmet Erenin olduğu kadar Ecenin de günüydü. o da sahneyle tanıştı çünkü :) gösteri başlayıncaya kadar dedesi onu sahneye bıraktı. biz korkar sandık ama o öyle rahattı ki sahnede cimcime :)



 ailecek oradaydık. ama Melosum Serkan ve Cancan katılamadı. çünkü Cancanımızın bronşit yüzünden nefesi tıkandı. onlar hastaneye gittiler yetişemediler malesef. 
olsun şimdi iyi ya. başka gösterilerde , başka aktivitelerde beraber oluruz inşallah. 

bizde aktivite çok :)

Mehmet Erenin 4 yas için bir doğum günü partisi daha yaptık :)
okuldan sonra bu sefer de aileyle olsun dedik. çok güzel oldu. herkes geldi. 
Dedesinin getirdiği şarjlı araba çok büyük sürpriz oldu ama en çok Ece bindi. Can çalıştırınca korktu, Mehmet Eren de fiziksel atraksiyonların peşinde olduğundan pek ısrarcı olmadı binmek için yani meydan Eceye kaldı. Erkek Fatmam benim:) 

partinin gülleri : Asyiş , Ecoş, Cancan, Duruş , Meren 




iyi ki varsınız çocuklar. Sizin sayenizde bir araya geliyoruz artık. 
ve bu bir araya gelmeler bizi çok mutlu ediyor.
:)




10 Haziran 2014 Salı

bugun 10 haziran , iyi ki doğdun bebeğim...


Bir varmış bir yokmuş...

4 yıl önce bir bebek dünyaya gelmiş..

Ona parmak bebek demişler çünkü çoook minikmiş.

Aceleci bir bebek olduğundan dünyaya 2 ay erken gelivermiş ve tabi doctor amcalar onu küveze koymuş

Orada melek hemşire ablalar ona bakmışlar, onu sevmiş yıkamış doyurmuşlar

Annesi de her gün sütünü sağıp ona götürüyormuş ve hastanenin monitöründen onu izliyormuş.

Böylelikle tam 50 gün geçmiş

50 gün sonra doctor amcalar annesine ve babasına demiş ki “ haydi artık bebeğinizi eve götürün”

Sevinçle ve heyecanla almışlar bebeklerini evlerine götürmüşler...


Evde de şenlik olmuş. Herkes çok mutluymuş. Teyzeleri, eniştesi, anane, dede , babanne , hala, dede ,amca herkes oradaymış

Merakla ve sevinçle bakıyorlarmış bebeğin yüzüne.

Ananesi ve annesi bebeği yıkamışlar tertemiz giysiler giydirmişler.

Mis gibi hazırlanan beşiğine yatırmışlar.

O günden sonra da onu hep çok sevmişler ...




ilk dişini mısırlar patlatarak kutlamışlar

ilk yaş gününde hep birlikte pasta keserek şölen havasında kutlamışlar

her ilki olay olmuş, yazışmışlar paylaşmışlar



İki yaşında kuzeni ve kardeşi dünyaya gelmiş ilk zamanlar zorlansa da onların varlıklarını kabullenmiş içten içe çok sevmiş onları.



Ve.. 
BUGÜN 4 yaşını doldurmuş.

Okullu bir ağabey olmuş.

Bu haftasonu da ilk müsameresine çıkacakmış, heyecanlı , mutlu ve sabırsızmış.
Müsamerede çiçek olacakmış, kızlarsa kelebek
Biraz dans biraz şarkı olacakmış öyle diyormuş ipucu babında :D

eveeet bu çocuğun adı : Mehmet Eren miş. 
iyi ki doğdun Canım oğlum
Allaha seni ve kardeşini bize verdiği için baban ve ben her gün çok şükür ediyoruz. 
Seni ve Eceyi ömrümüz yettiğince sevmeye , çok sevmeye , daha daha çok sevmeye söz veriyoruz...












Sen ve Ece için Allah'a en büyük duam : sağlıklı,mutlu uzuuun bir ömrünüzün olması...
Hani derler ya , torunlarınızın torunlarını görün  inşallah kuzularım

En önemlisi de Allah hep sizinle olsun.
Yüreği inançlı,doğru,dürüst, mert  insanlar olun annecim.
Doğru olan yoldan Allah yolundan hiç ayrılmadan tüm yollarınızı öyle çizin

Baban,ben ve tüm ailemiz,  sizi çok ama çok seviyoruz .
sizin mutluluğunuz için çalışıyor ve yaşıyoruz .
Bunu bilmenizi ve ömrünüz boyunca bizi hiç üzmemenizi diliyorum

Okadar değerlisiniz ki ...
Size ait, sizinle alakalı, sizi hatırlatan herşey çok değerli.

Ben senin haberini aldığımdan ve sonrasında seninle bir “anne” olduğumdan beri kendimi çok özel hissediyorum.

İyi ki doğdun benim içli, yüreği sevgi dolu, davranışlarında hep bir naiflik olan sevgili yavrum. 
Ömrün bereketli , kazançlı, uğurlu olsun annecim.
Doğum günün kutlu olsun...







26 Mayıs 2014 Pazartesi

Mehmet Erenin ilk okul partisi


bu özel bir yazı
onun ilk okul deneyimi ve bu deneyim içindeki ilk doğum günü partisi. 
çok özeldi
o çok heyecanlıydı
okula sabah büyük bir telaş içinde gitti. 
parti malzemelerini onunla birlikte servise verdiğimde keyfine diyecek yoktu
ananesinin aldığı yeni kıyafetlerini koydum çantasına . önce kendisine gösterdim . beğendi. 
okulda da hep heyecanlıymış. yemek yiyememiş. uyuyamamış. 
o küçücük dünyasında midesine kramplar girecek kadar heyecan duyduğu şeyin masumiyeti, samimiyeti ister istemez sizi de etkisi altına alıyor. ben de çok duygusaldım o yüzden. 
aslında doğum gününe daha var. ama okulların bitmesine yakın olduğu için herkes devam ederken yapalım dedik. 



Pastası onun istediği figürlerle yani şimşek mcqueen ve mater li oldu

parti malzemeleri yine onun istediği figürlerle bizzat babası eliyle alındı. 
arkadaşlarına verdiği hediyeleri de yine bize önceden söylediği şekillerde alındı








öğretmenleri de çok güzel masa hazırlamışlar. oğlumu giydirmişler. hazırlamışlar. pür neşe karşıladılar bizi. 


 
bizi görünce dudaklarını ısırdı. sevindi.


 
biz de sınıfı çocukları görünce mutlu olduk, gururlandık



 
ece çok şaşkındı ama uyumluydu hem de çok :)









neredeyse  4 yasını doldurdu
seneler ne kadar çabuk geçiyor. daha dün gibi onu kucağıma alışım.
ama bir gün bir önceki gününü özlediğin, o gün ise ayrı bir tat aldığın , sevmeye doyamadığın , öpmeye kıyamadığın, kokusuyla sarmalanıp, sıcaklığıyla iyileştiğin, sesi dünyanın en güzel sesi , varlığı en değerli armağan  kısaca Allah'ın bize lutfu olan varlık : evlat. 

onları ne kadar seversem o kadar az sevmişim gibi oluyor
böyle düşününce de aklıma hep annem  geliyor. 
bir hafta sonları eve gelip sonra tatil bitip de okullarımıza döndüğümüzde telefonda hep ben sizi öptüm mü hiç, hiç sarıldık mı birbirimize derdi. gerçekten öyle oluyormuş. 
4 yıldır oğluma 2 yıldır kızıma sarıldım mı acaba yeterince ?





hani bir dizide diyordu ya kadın : iyi ki doğurmuşum seni diye
aynen öyle çocuklar nimet aynı zamanda değil mi. 
okul geçtiğimiz hafta anneler günü için de güzel bir hazırlık yapmıştı. 
okulda çocuklarımız bize çiçek verdi 
ben de onu işyerimin bahçesine diktim 
teşekkürler Yiğitalp teşekkürler bebeğim.